MANİA İNCELEMESİ

Rüzgâr Enerji Santralleri (RES)’nin Elektromanyetik Tasarım ve Yönetimi

Rüzgâr enerjisinin elektrik üretiminde kullanımı, son yıllarda yenilenebilir enerji alanında en hızlı gelişen teknolojilerden bir tanesidir. RES’ler ne yazık ki hava, hava trafik kontrol ve deniz radarları, haberleşme sistemleri, VOR,  ILS, NDB, DME vb. gibi seyrüsefer sistem ve kolaylıkları, sabit telsiz linkleri ve TV istasyonları gibi telekomünikasyon sistemlerinin performanslarını olumsuz olarak etkilemektedirler.

10 MW’ın üzerinde olan RES uygulama projelerinin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED)’nin yapılması zorunludur. Bunun yanı sıra hava meydanları civarına kurulacak RES’lerin meydan mânia planlarına uygunluğu ve VOR, ILS, NDB, DME vb. gibi seyrüsefer sistem ve kolaylıklarını olumsuz etkilemediğini belirlemek ve raporlamak da bir zorunluluktur.

Meydan Mânia Planı

Mânia incelemesi

Sivil ve askeri meydanların yakınlarına kurulması planlanan RES’lerin meydan mânia planlarına uygunluklarının incelenmesi ve raporlandırılması gereklidir. Mânia, “hava araçlarının yer hareketleri için kullanılan yüzeylerde bulunan veya seyir halindeki hava aracının korunması için belirlenmiş yüzeyleri aşan ya da bu yüzeylerin dışında bulunan ancak hava seyrüseferine bir tehlike oluşturduğu değerlendirilen bütün geçici, sabit ya da hareketli cisimleri veya bunların bir kısmı” olarak tanımlanmaktadır.

Türkiye’nin de üyesi olduğu ICAO tarafından uçuş emniyetinin sağlanması için meydan çevresindeki yapılaşma ile ilgili standart ve tavsiyeler belirlenmiştir. 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunun 47. Maddesinde ‘Havaalanlarının ve ilgili tesis ve teçhizatın çevresinde, Ulaştırma Bakanlığınca belirlenecek esaslar içinde ve saptanacak bir alan dâhilinde izin alınmadıkça hava trafiği, uçuş güvenliği ve haberleşmeyi engelleyecek, seyrüseferi ve meydan güvenliğini tehlikeye düşürecek nitelikte ve yükseklikte bina, yapı, inşaat yapılması, ağaç ve direk dikilmesi, tesis kurulması yasaktır. Ulaştırma Bakanlığı, havaalanları ve uçuş emniyeti tesisleri etrafında uçuş emniyetini tehlikeye düşürebilecek yapı, bina, ağaç, direk gibi tesisleri kaldırtabilir. Ulaştırma Bakanlığı belirli mânialara ve yerlere, hava seyrüseferi yapan kişilerce görülebilmesi ve tanınabilmesi için gözle görülebilir işaretler veya radyo veya elektrik işaretlerinin konulmasını istemeye yetkilidir. İlgililer de istem dairesinde işlem yapmakla yükümlüdür. Ulaştırma Bakanlığı, ilgili kuruluşların da görüşünü alarak havaalanları için yukarıda değinilen hususları kapsayan planları ve kuralları hazırlar ve yayınlar. ‘ hükmü yer almaktadır. 48.  Madde ise ‘47’nci maddede konulan sınırlamalar, 5/6/1945 tarih ve 4749 sayılı Kanunla onaylanan Uluslararası Sivil Havacılık Anlaşmasının eklerinde zikredilen standart ve tavsiyelerin altında olamaz’ hükmünü amirdir.

 

Elektro Manyetik Kontrol ve İnceleme

Haberleşme, seyrüsefer ve gözlem sistem performanslarının mevcut seyrüsefer sistemleri ve AIS/AIM (Aeronautical Information Services/Aeronautical Information Management) havacılık bilgi sistem ve yönetim sistemleri ile tamamen entegre, karşılıklı işletilebilir ve uyumlu uyumlu olup olmadığını ortaya çıkarmak maksadı ile ileri seviye simülasyon teknikleri kullanan bir yazılım programıdır. Haberleşme, seyrüsefer ve gözlem sistemlerinin etkinliklerini artırarark uçuş emniyetine katkı sağlar ve uçuş kontrol muayenelerinin maliyetini azaltır. EMACS, modüler yapıda, karmaşık havaalanları ve seyrüsefer sistemlerinin EMC (Electro Magnetic Compatibility – Elektro Manyetik Uyumluluk) ve EMI (Electro Magnetic Interference – Elektro Manyetik Karışım) problemlerini ortadan kaldırmak maksadı ile tasarlanan, 3B modelleme ve simülasyon toollarından oluşan bir programdır.

Elektromanyetik Analiz

Kullanıcının, hava operasyonlarında kullanılan mevcut seyrüsefer sistemlerinin standart kullanımları ile uçuş ve muayeneler esnasında yaydıkları elektromanyetik özellikleri hesaplamasını ve simüle etmesini sağlar. Buna ilave olarak EMACS, bir seyrüsefer sistemi etrafına yerleştirilen yapıların (örneğin yeni bir binanın etkileri) potansiyel etkilerinin incelenmesini ve yapılması planlanan yeni bir seyrüsefer sisteminin elektromanyetik performansının belirlenmesini de sağlar. Sistem grafiksel CAD – Computer Aided Design (Bilgisayar Destekli Dizayn) katmanı ve bir bütünlük içerisinde bütün datum ve projeksiyonlara uygun (örneğin WGS84) 3B unsurların oluşturulması ve görselleştirilmesinde kullanılan coğrafik (GIS – Geographic Information System– Coğrafik Bilgi Sistemleri) fonksiyonlarına dayanmaktadır.

Temel ve Çoklu Kapsama: Temel ve çoklu kapsama EMACS sisteminin çekirdek modülüdür ve aşağıda belirtilen temel fonksiyonların yerine getirilmesini sağlamaktadır:

  • Coğrafik ve elektromanyetik projelerini çalışma alanlarının ve kullanıcı tasarımlarının yapılması,
  • Veri tabanı bağlantı yönetimi ve arayüz,
  • Kullanıcı yönetimi,
  • Network üzerindeki proje bilgileri ve kullanıcıların konfigürasyonu,
  • Elektromanyetik analiz için network ve program konfigürasyonu,
  • Elektromanyetik sayısal analiz uygulaması için görev planlamasının yapılması.

Temel ve çoklu kapsama aşağıda belirtilen görevlerin yerine getirilebilmesi için sayısal veriler ve toolar sağlamaktadır:

  • Çoklu hatlar ve/veya daireler temelinde arazi profil özütleri ve probe fonksiyonu ile sayısal arazi model incelemesi,
  • Dalga yayılımın elipsodial yayılım analizi,
  • Göndermeç anteni etrafındaki ortamın CAD modellemesi,
  • Sabit bir irtifa ve bir rota boyunca telsiz kapsama alan değerlendirmesi,
  • Anten patern tanımlama ve modellemesi,
  • Meydan / engel elektromanyetik parametreleri ve
  • Haberleşme, seyrüsefer ve gözlem ekipmanlarının kapsama alan değerlendirmesi.Arazi Senaryosu
    Radyal boyunca arazi profil analiziElektro manyetik analiz ve inceleme her bir modülün farklı hesaplamalar yaptığı özel hesaplama ve analizler yapabilen modüler bir sistemdir ve aşağıda belirtilen değerlendirmeler yapılır:

    • Rüzgâr enerji santral (RES) etki değerlendirmesi,
    • Saha seyrüseferi performans değerlendirmesi,
    • Aletli iniş sistemi hassasiyet analizi,
    • VOR hassasiyet analizi,
    • DME-Mesafe Ölçüm Cihazı hassasiyet analizi,
    • Radar performans değerlendirmesi,
    • Hava-yer haberleşme sistemleri-VHF analizi,
    • Haberleşme, seyrüsefer ve gözlem sistemleri etrafındaki elektromanyetik karışım değerlendirmesi,
    • Meydan multilaterasyon sistemleri performans analizi,
    • Geniş alan multilaterasyon sistemlerinin performans analizi ve simülasyonu.3 adet VOR istasyonunun kapsama alan analizi
      Farklı gönderme güçlerinde VOR istasyonu kapsama alanı
      DME kapsama alan analizi
      DME kapsama alan analiziEMACS Modules, EMACS is a modular system with each module devoted to a specific type of computational analysis (e.g. Basic Coverage, EMI risk analysis, wind farm analysis, multilateration) or to a specific kind of equipment (e.g. ILS, DME, VOR, ATC). Modules available for EMACS are:

      • Wind Farm – Wind Farm impact assessment
      • ASUV – RNAV performance evaluation
      • ILS – Instrument Landing System precision analysis
      • VOR – VHF Omnidirectional Range precision analysis
      • DME – Distance Measuring Equipment precision analysis
      • Radar – Radar performance evaluation
      • Ground-Air communications – VHF link analysis
      • EMI – Electromagnetic Interference evaluation around CNS equipment
      • MLAT – Airport Multilateration systems performance analysis
      • WAM – Wide Area Multilateration systems performance analysis and simulation

       

      Rüzgâr santrallerinin çevresel avantajları:

      * Yakıt masrafları ve hammadde ihtiyaçları yoktur.

      * Temiz enerji kaynağı olduğundan çevreye zararı yoktur.

      * Tükenmeyen yenilenebilir enerji kaynağıdırlar ve fosil yakıt tüketimini azaltırlar.

      * Diğer santrallere göre daha kısa sürede kurulabilirler.

      * Sera gazı etkileri yoktur.

      * Santral arazisi ikili kullanıma açıktır, RES çalışırken aynı zamanda ağaçlandırma ve tarımsal faaliyetler de yürütülebilmektedir.

      * Ömrü dolan türbinleri söküp kaldırmak mümkün olduğundan arazi yeniden kullanılabilir.

      Rüzgâr türbinlerinin az sayıdaki dezavantajları arasında, gürültü ve görüntü kirliliği, kuşlara ve radyo-TV sinyallerine zarar vermesi sıralanabilir. Rüzgâr türbinlerinde iki çeşit gürültü oluşmaktadır. Bunlar mekanik gürültü ve aerodinamik gürültülerdir. Mekanik gürültü; akustik kılıfların ve özel dişlilerin kullanılması ve dönen parçaların ses emici malzemeyle kaplanması ile giderilebilmektedir. Aerodinamik gürültü ise; hava içinde dönen kanatların hızına bağlı olarak artar.

      Rüzgâr Enerjisinin çevresel dezavantajları;

      * Yüksek kurulu güçlü tesislerin büyüklüklerinin oldukça fazla olması,

      * Rüzgâr türbinlerinin çevreye olan etkilerinin en büyüğü olarak gürültü seviyesi gösterilmektedir. 1991 yılında yapılan değerlendirmeye göre bir rüzgâr türbininin 150 m yatay uzaklıktaki gürültü miktarının 43 Db(A) olduğu görülmektedir. Bu da bir ofis gürültüsünden daha azdır. Günümüz teknolojisi ile bu gürültü seviyesi daha da aşağıda kalıp, dezavantaj olmaktan çıkmaktadır.

      * Rüzgâr santrallerinin büyük kulesi ve pervaneleri ile doğal manzarayı bozması, kuşların ölümüne sebep olması ve telsiz iletişimini bozması gibi olumsuz etkileri de vardır.

Sun Savunma

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir